Sperm Donasyonu

Erkeklerde infertilite, erkeğin çeşitli nedenlerden dolayı baba olamaması durumudur. Bu çocuk sahibi olamama durumu, çevresel ve psikolojik baskı unsurlarından ötürü, hem erkeği hem de eşini sosyal açıdan zor durumda bırakmakta, bir süre sonra ise çifti sosyal hayattan tamamen kopmaya kadar götürebilmektedir. Baba olmaya engel teşkil eden bu sperm bazlı faktörler, genellikle genetik ya da doğuştan olabildiği gibi, sonradan da çeşitli travma ya da hastalıklardan ötürü gelişebilmektedir.

Erkekteki sorun, spermiyogram adı verilen, basit bir semen analizi testi ile saptanabilir. Tespit edilen bu sorunların bir kısmı ilaç tedavileriyle çözümlenebilmekte ya da standart tüp bebek tedavisi ile sonuca ulaşılabilmektedir. Ancak maalesef ki her erkek bu kadar şanslı olamamaktadır, özellikle azospermi gibi, erkekte hiç canlı sperm olmaması durumunda, sperm donasyonu çiftlerin çözümü olmaktadır. 

Erkekte İnfertilite (Kısırlık) Nedenleri

Erkekte kısırlık faktörü olarak, en çok karşılaşılan nedenleri ve çözüm yöntemlerini tek tek incelersek:

  1. Ejakulasyon (Sperm Çıkışı) Olmaması

    Anejakülasyon olarak da bilinen, şeker Hastalığı gibi endokrin tabanlı hastalıklarda, omurilik zedelenmelerinde, sinir sistemini etkileyen hastalıkların varlığında ve bazı ilaçların yoğun kullanımlarının sonucu karşılaşılan, ilişki gerçekleşse dahi, erkekten sperm çıkışı olmaması durumudur. Bazı hastalarda ejakulasyon olmakta ancak sperm mesaneye geri dönmektedir, bu duruma retrograd ejakulasyon denmektedir. 

    Ejakulasyon bozukluğu yaşayan erkeklerden, Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi'mizde, uzman üroloji uzmanlarımız eşliğinde, Mikro TESE (TESA) yöntemleriyle, testis dokusu içinden sperm hücresi elde edebilmekte ve Kıbrıs tüp bebek tedavisiyle sağlıkla gebelik oluşturabilmekteyiz.

  2. Morfolojik Bozukluklar

    sperm yapılarıSperm yapısında rastlanılan genetik, doğumsal ya da sonradan oluşan yapısal bozukluklar gebeliğin gerçekleşmesini engelleyen en önemli faktörlerin başında yer almaktadır. Sperm ile ilgili bu yapısal bozuklukların başında morfololik bozukluklar gelmektedir.

    Bu bozukluklar, sperm şeklinde görülen anomalilerdirNormal ve sağlıklı bir spermin; oval bir başı, 5-6 mikrometre boyu ve baş, boyun ve kuyruk kısımlarında hiçbir bozukluk görünmemelidir. Şekil bozukluğu bulunan spermlerde ise çeşitli anomaliler görülmektedir. Çok büyük baş, çok küçük baş, çift baş, kısa kuyruk,çift kuyruk gibi anomaliler en sık rastlanan morfolojik bozuklukların başında gelmektedir.

    Bu morfolojik sperm bozuklukları her erkekte görülmekte ancak yüzdelik oranları farklı olmaktadır. Bir erkeğin üreme kapasitesini de bu yüzdelik belirlemektedir. Kruger yöntemi ile yapılan analizlerde, sperm morfoloji oranı %4'ten yüksek olan erkeklerde, doğal yoldan gebelik rahatlıkla oluşabilmekteyken, yüzdelik oranı %4'ün altına indikçe, gebelik zorlaşmaktadır. Morfoloji oranına göre, kimi çiftlerde aşılama ile sonuç alınabilirken, çoğu çiftte tüp bebek tedavisi gerekmektedir.

    Merkezimiz, Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi bünyesindeki uzman embriyologlarımız ile, Kıbrıs tüp bebek tedavisinde, IMSI ile tek tek özel mikroskoplar altında seçtiğimiz spermler ile yumurtaları mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemiyle birebir döllediğimizden, Kruger'e göre %1'lik sperm morfolojilerinde dahi, sağlıkla gebelik elde etmekteyiz.

  3. Hareket Bozuklukları (Astenospermi)

    Sperm analizi yapılırken, pek çok faktör incelenir. Bu analizler yapılırken, motilite denilen, sperm hızı da incelenen ana faktörler arasında yer almaktadır. Spermler hareketlerine göre; ileri-hızlı hareketli, yerinde hareketli, hareketsiz (immotil) diye ayrılmaktadır. Sperm hareketlerinde hareketin az olması durumunda astenospermi durumundan söz edilmektedir.

    Çeşitli ilaç ve vitamin kullanımlarıyla sperm hücresinin hareketlerini arttırabilmekteyiz, ancak hareketin çok düşük olduğu kişilerde doğal yolla gebelik elde etmek mümkün olmamaktadır. Bu gibi kişiler için Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi'mizde mikroenjeksiyon yoluyla tüp bebek işlemi gerçekleştirmekteyiz.

  4. Sperm Üretimi Bozuklukları

    Genetik, kalıtımsal, doğumsal ya da sonradan gelişen bazı faktörler, erkekte sperm üretimini baskılayabilir ya da tamamen engelleyebilir. Ergenlik çağında geçirilen hastalıklar, üreme çağındaki organlardaki üretimi bozabilir ve ilerleyen zamanlarda çocuk sahibi olma konusunda zorluk yaratabilir.

    Sperm üretimini ciddi şekilde etkileyen ya da bozan durumlardan en çok rastlanılanları:

    Varikosel: Varikosel bir tür varis olup, testislerdeki damarların aynı bacaklardaki gibi genişlemesi ve şişmesi durumudur. Varikosel sperm kalitesini ve sperm akışını bozmaktadır. Erkek hastalarda %20-35 oranında, sıklıkla görülmektedir. Cerrahi müdahaleler sonucunda düzelebiir ve hasta doğal yoldan bebek sahibi olabilir. Ancak ilerleyen zamanlarda sperm sayısında azalmaya, bazen de tamamen bitmeye kadar gidebilir. Varikosel ameliyatından sonra, mümkün olan en kısa zamanda tüp bebek tedavisi önerilmektedir.

    Hormonal Faktörler: Kadınlarda ve erkeklerde, üreme foknsiyonunun devamlılığını sağlayan hormonlar FSH ve LH hormonlarıdır. Bu hormonlardaki düzensizlikler hastanın infertil olmasına neden olmaktadır. Özellikle FSH hormonunun yükselmesi üremeyi sonlandırabilmektedir.

    Mesleki Faktörler: Mesleki ortamlar ve yaşanılan çevre sperm üretimini etkileyebilir. İşyerinde sürekli olarak radyasyona maruz kalma, uçucu gazları soluma vb. gibi nedenler sperm üretimini bozabilir ya da tamamen durdurabilir. 

    Genetik Faktörler: Bazı erkeklerde kromozom yapısı olarak değişiklik olabilmektedir. Erkeklerde genetik olarak en sık rastlanan infertilite nedeni Klinefelter Sendromu'dur. Klinefelter Sendromu, bir X kromozomunun fazla olması durumudur. Yani bir erkekteki kromozom yapısının 46XY olması gerekirken, Kleinfelter Sendromu olan erkekler de bu yapı 46XXY şeklinde olmaktadır.

    Klinefelter Sendromu'na sahip erkeklerden Mikro TESE veya TESA yöntemleriyle, cerrahi olarak sperm bulunabilmekle birlikte, çoğunlukla bulunan spermler bebeğin oluşması için yeterli olmayabilmektedir. Bu durumda olan çiftlerin, sperm donasyonu yapması önerilmektedir. Merkezimizde Kıbrıs sperm donasyonu ile evlat sahibi yaptığımız pek çok Klinefelter Sendromu'na sahip erkek bulunmaktadır. 

  5. Sayısal Yetersizlik (Oligospermi)

    sperm bozukluklarıNormal yollarla gebelik sağlanabilmesi için, erkekteki sağlıklı sperm sayısının 20 milyonun üzerinde olması gerekmektedir. Sperm sayısının, bu sayının altında olması durumunda sperm azlığından bahsedilmektedir.

    Sperm sayısındaki azlık ya da yetersizlik, Oligospermi olarak ifade edilmektedir ve doğal yolla gebelik olma ihtimali çok düşük olmaktadır. Bir takım ilaç kullanımıyla sperm sayısı arttırılabilmekte, doğal yolla gebelikler elde edebilmekteyiz. 

    Sperm sayısının 5 milyonun da altında olduğu erkeklerde ileri derecede Oligospermiden söz edilebilmektedir. Sperm sayısı, ilaç tedavisine cevap vermeyen ya da çok düşük olan, ileri derecede oligospermi olan erkeklerden Kıbrıs tüp bebek tedavileriyle sağlıklı gebelikler elde etmekteyiz. 

  6. Tamamen Sperm Yokluğu (Azospermi)

    Ergenlik çağında geçirilen ateşli hastalıklar, doğumsal problemler, genetik miras, radyasyon, radyoterapi ve kemoterapi gibi ışın tedavilerine maruz kalmak gibi durumlardan ötürü sperm üretimi tamamen durabildiği gibi, geçirilen operasyonlar ya da ciddi kazalar sonucunda da sperm üretimi noktalanabilir. Bu gibi olumsuzluklar sonucunda gerçekleşen infertilite durumunda, sperm üretimi tamamen yok olduğu için, geri dönüşü mümkün olmamaktadır. 

    Sperm sayısı sıfırlandığı için, çiftlerin bebek sahibi olabilmek için tek şansları merkezimize gelip, sperm donasyonu yaptırmaktır. Bu şekilde, çevresel faktörlerden etkilenmeden, sağlıkla evlat sahibi olabilmektedirler.

Sperm Donasyonu Nedir?

Sperm donasyonu, sperm bankasından, erkeğin fiziksel özelliklerine, yapısına, etnik kökenine ve kan grubuna uygun sperm hücresi seçilmesi ve bu sperm hücresi ile  anne adayından alınan yumurtanın, döllenerek, embriyo haline getirildikten sonra anne adayına transfer edilmesi durumudur.

Çok uzun yıllardır, Mucize Ekip - Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi bünyemizde, Jin. Op. Dr. Firdevs Uğuz ve konusunda uzman Mucize Ekip'imiz ile oldukça başarılı sonuçlar eşliğinde gerçekleştirilen sperm donasyonu, erkekte sağlıklı sperm bulunamadığı durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Erkekten doğal yolla sperme ulaşılamadığı durumlarda, TESA ya da Mikro TESE operasyonları ile testisinden iğne yardımıyla ya da doku alımıyla sperm elde edilmesi mümkündür. Ancak erkekte doğuştan sperm üretiminin olmaması veya sonradan geçirilen hastalıklardan ya da dış etkenlerden ötürü spermin tamamen sıfırlanması, testisin hasar görmesi gibi durumlarda, bu iki yöntemle de sperm elde etmek mümkün olmayıp, çiftler çocuk sahibi olmak istediklerinde, sperm donasyonu tedavisine yönlendirilmektedirler.

Bugün anne karnındaki bebekte oluşan ciddi genetik hastalıkları tespit etme ve gebeliği sonlandırma teknolojisine sahip olunsa da, bu durum çiftler açısından kaldırması bir hayli zor travma haline dönüşmektedir. Dolayısıyla, yukarıda tek tek sayılan nedenlerin dışında; erkeğin genetik olarak taşıdığı riskli bir hastalığının bebeğe geçme olasılığında ya da akraba evliliklerinde, anomaliye sahip bebek sahibi olma olasılıpı yüksek olan çiftlere de sperm donasyonu önerilmektedir. Böylece, çiftlerin bebeklerinin sağlığı ile ilgili daha huzurlu olmaları sağlanmaktadır.

Sperm Donasyonu Nasıl Yapılır?

Sperm donasyonu ile bebek sahibi olmak isteyen çiftler, bu tedaviye karar verdiklerinde, konusunda uzman hasta koordinatörümüz İrem Berk ile ya da doktorumuz Jin. Op. Dr. Firdevs Uğuz ile detaylı bir ön görüşme ve bilgi paylaşımı yaparlar.

  1. Bu çerçevede, tedavinin ilk aşamasına, erkeğin fiziksel özellikleri, saç rengi, göz rengi, vücut yapısı, kan grubu gibi sperm donörü seçimi için gerekli olan bilgiler alınarak başlanır. Bu bilgiler e-mail yoluyla alınabilmektedir. Çift isterse, sperm donörünü kendi çevresinden de seçebilir veya uzmanlarımız tarafından önerilen sperm bankasından da edinebilir.

  2. Sperm donasyonu tedavisinin, verici belirleme aşamasından sonra, klasik tüp bebek tedavisinde uygulanan yumurta geliştirmeye yönelik yöntemlere geçilmektedir. Anne adayının, adet döneminin genellikle 2. ya da 3. gününde yumurtalarının olgunlaşması için iğne yapılarak ön tedavi başlanılır. Bu ön tedavi çiftin bulunduğu şehirde, anlaşmalı doktorlarımız ya da kendi doktorları kontrolünde yapılmaktadır.

  3. Ortalama 10-12 gün içinde yumurtalar hedeflenen olgunluğa ulaşacaktır ve bu süreç içinde anne adayı sürekli olarak kontrol altında tutulacaktır.

  4. 10-12 günlük sürecin ardından beklenen yumurta olgunluğu görüldüğünde, yumurtaların çatlaması için bir iğne daha yapılacak ve bu uygulamadan yaklaşık 36 saat sonra 10 dakikalık, çok kısa ve acısız bir işlem ile çatlayan yumurtalar anestezi altında toplanırYumurta toplama sırasında verilen anestezi çok düşük doz olduğundan, hastanın solunumu durmaz, sadece uyku haline geçer. Bu anestezinin etkisi, toplanacak yumurta sayısına göre, sadece 10-15 dakika süreceğinden, anne adayı hiçbir sıkıntı yaşamamaktadır.

  5. Yumurta toplama günü, baba adayına uygun olarak, daha önceden getirtilen sperm hücreleri, yumurtaların içine ICSI tekniğiyle enjekte edilir ve döllenme gerçekleştirilmiş olur.

  6. Döllenmeyle birlikte oluşan embriyolar 3 ila 5 gün kadar laboratuarda incelenir ve içlerinden en kaliteli embriyolar seçilerek, yine çok kısa ve acısız bir şekilde, embriyo transferi gerçekleştirilir.

    Bu şekilde, ortlama 6 aşama olarak gerçekleşen sperm donasyonu işlemi ardından, 12. günün sonunda gebelik testi yapılır ve beklenen güzel haber alınır :)

Sperm Donasyonu ile İlgili Çekinceler

Çocuk sahibi olamama durumu, çiftlerin hem evliliklerinde hem de sosyal çevrelerinde ciddi huzursuzluk yaşamalarına neden olan konuların başında gelmektedir. Özellikle bu durum standart tüp bebek tedavisi ile çözümlenemeyen, azospermi gibi, sadece sperm donasyonu ile çözümü olan bir sıkıntıyı işaret ediyorsa, süreç daha da zorlu olmaktadır. Bu süreçte çiftlerin akıllarında pek çok soru işareti olabileceğinden, aynı oranda çekinceler de olabilecektir.

Kişisel Bilgilerin %100 Gizliliği

Bir çift arasındaki belki de en mahrem konulardan biri olan, bebek sahibi olma yolundaki sorunlar, çiftleri daha gergin ve kırılgan yapabildiğinden, çiftler bu sıkıntılarını genellikle ailelerinden ve yakın çevrelerinden dahi saklamaktadırlar. Ancak azospermi gibi çözümü ya da tedavisi olmayan durumlarda, evlat sahibi olmak isteyen çiftlere iki yol görünmektedir. Bunlardan birincisi evlat edinmek, diğeri ise elbette sperm donasyonu ile tüp bebek tedavisidir. Evlat edinme, her ne kadar çok kutsal bir karar olsa da, çevresel tepkiler çiftlere zor zamanlar yaratabilmektedir. Özellikle çocuğa bir süre sonra bunu açıklamak zorunda olmak ya da ailelerinden birinin çocuklarına söylemesi korkusu, çiftleri iyice çıkmaza sokmaktadır.

Mucize Ekip - Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi bünyesinde uzman doktorumuz ve ekibimizle gerçekleştirdiğimiz sperm donasyonu tedavisi için ise böyle korkular söz konusu değildir. Kıbrıs, sperm donasyonu konusunda, dünyanın her yerinden sayısız çifti adaya çekmektedir. Çiftlerin her tedavide olduğu gibi, bu tedavide de bizi seçmeleri, hastaların gizliliğini herşeyin üzerinde tutmamızdan kaynaklanmaktadır. Çiftlerin bilgileri kaydedilmemekte ve hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. Dolayısıyla kişisel bilgi gizliliği %100 olduğundan, bu bilgilere kimsenin ulaşması kesinlikle mümkün olmamaktadır. Hastalarımız hem gönül rahatlığı ile tedavi süreçlerini geçirmekte, kadınlar anneliği başından sonuna her yöyüyle yaşamakta hem de bu tedaviyi herkesten gizleyerek, ileride çocuklarına ya da çevrelerine açıklama yapmak zorunda kalmamaktadırlar.

Dünyanın En Büyük Sperm Bankasından, Sertifikalı Donörler

sperm bankası Cryos International DanimarkaKıbrıs sperm donasyonu tedavimiz için; hastalarımızın fiziksel özelliklerine ve kan gruplarına birebir uyumlu olarak seçilen sperm hücrelerini, 1981 yılında kurulan ve o günden bu yana dünyanın en büyük, en güvenilir ve en geniş sperm havuzuna sahip olan Danimarka Cryos International'dan, özel sertifikalarıyla birlikte, özel azot tankları içinde getirtmekte ve hastalarımıza bu şekilde rahatlıkla güvence verebilmekteyiz.

Sperm vericilerinin örnekleri banka tarafından alınmadan önce, pek çok ve detaylı testlerden geçirilmekte, bu şekilde genetik ve bulaşıcı hastalık taşınmadığı incelenmektedir. Bu tür testlerden geçemeyen erkeklerin spermleri kabul edilmemektedir. Bu sayede, hastalarımızın da akıllarında hiçbir soru işareti kalmamakta, tedavilerini gönül rahatlığıyla, huzurlu bir şekilde tamamlamaktadırlar.

Sperm bankası tarafından, fiziksel ve biyolojik açıdan detaylı şekilde incelenen sperm donörleri, aynı zamanda psikolojik ve zeka testlerine de tabi tutulmaktadırlar. Gerekli dereceyi geçemeyen vericilerin spermleri kesinlikle kabul edilmemektedir. Dolayısıyla sperm donorlerinin eğitim düzeyleri ve zeka seviyeleri yüksek olmaktadır.

Kıbrıs Sperm Donasyonu Tedavisinde %90'a Varan Başarı

Kıbrısta sperm donasyonu yapmaya karar veren hastaların, tüp bebek tedavisine karar veren her hasta gibi başarı oranları ile ilgili çekinceleri olmaktadır. Ancak büyük bir gururla söylüyoruz ki, bu tedavimizde de diğer tedavi yöntemlerimiz gibi gebelik oranlarımız, dünya standartlarının üzerindedir.

Uzman doktorumuz Jin. Op. Dr. Firdevs Uğuz Tip ve her biri alanının uzmanı Mucize Ekip'imizle, %90'a dayanan gebelik oranlarımızla, her yıl dünyanın dört bir tarafından yüzlerce çiftimizi ağırlıyor ve onları sağlıkla bebeklerine kavuşturuyoruz. 

Uzmanımıza Ulaşın

+90 533 874 00 74 Whatsapp ile ücretsiz
arayıp / yazabilirsiniz

Jin. Op. Dr. Firdevs UĞUZ TİP - Tüp Bebek Uzman Doktorumuz

Jin. Op. Dr. Firdevs UĞUZ TİP
Tüp Bebek Uzman Doktorumuz

İrem BERK - Tüp Bebek Koordinatörümüz

İrem BERK
Tüp Bebek Koordinatörümüz

Tarkan ÇEVİRGEN - Klinik Embriyoloğumuz

Tarkan ÇEVİRGEN
Klinik Embriyoloğumuz

Ayşe LİMAN - Embriyoloğumuz

Ayşe LİMAN
Embriyoloğumuz